İklim Masası

İstanbul’da sıcak hava dalgaları: En riskli ilçeler belirlendi

İstanbul'da yaşanan sıcak hava dalgalarının karakteristik özelliklerini inceleyen yeni bir araştırmaya göre, en kırılgan ilçeler Ümraniye, Tuzla, Çekmeköy ve Çatalca. Kentleşme yoğunluğunun az olduğu ilçeler, aşırı sıcaklara daha hızlı uyum sağlıyor.
İstanbul'da yaşanan sıcak hava dalgalarının karakteristik özelliklerini inceleyen yeni bir araştırmaya göre, en kırılgan ilçeler Ümraniye, Tuzla, Çekmeköy ve Çatalca. Kentleşme yoğunluğunun az olduğu ilçeler, aşırı sıcaklara daha hızlı uyum sağlıyor.
Yayınlanma Tarihi: 30/07/2023
Kategori:

Sıcak hava dalgaları, iklim değişikliğiyle birlikte daha şiddetli, uzun ve sık hale geldi. 3 Temmuzdan 6 Temmuza kadar üst üste sıcaklık rekorları kırıldı, her yeni gün en sıcak günolarak kayıtlara geçti.

İklim değişikliğinin hava olaylarını ne şekilde etkilediğini inceleyen bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution’ın 25 Temmuzda yayınladığı bir analiz, Temmuz ayında Kuzey Amerika, Avrupa ve Çinde gözlenen aşırı sıcakların, iklim değişikliği nedeniyle olağandışı olaylar olmaktan çıkıp çok daha olasıhale geldiğini gösteriyor.

Haziran ayında, İstanbulda yaşanan sıcak hava dalgalarının sağlık etkilerini inceleyen ve sıcak hava dalgalarının 2004-2017 yılları arasında 4,281 fazladan ölüme sebep olduğunu tespit eden bir çalışma yayınlamıştık. Bugünkü basın bültenimize konu olan Detection and regional analysis of heatwave characteristics in Istanbulbaşlıklı araştırma ise, sıcak hava dalgalarının İstanbulun farklı ilçelerinde ne şekilde deneyimlendiğini ortaya koyuyor. (Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.)

Araştırmanın birinci yazar, İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Doktora Öğrencisi Merve Yılmaz’ın konuyla ilgili açıklamalarını aşağıda paylaşıyoruz:

İstanbul’un ilçeleri için sıcaklık uyarı eşikleri belirlendi

Sıcak hava dalgalarının olumsuz etkilerine hazırlıklı olmak ve artan sıcaklıklara uyum sağlamaya yönelik eylem planları geliştirebilmek için bazı bilgilere ihtiyacımız var. Örneğin bölgesel sıcak hava dalgası uyarı eşiklerini tanımlamamız gerekiyor. 

Bu, şu anlama geliyor: Bir yerde sıcak hava dalgası yaşandığını söylemek için küresel olarak kabul edilen bir sıcaklık seviyesi yok. Bu değer, her bölgenin uzun dönemli sıcaklık seviyelerini inceleyerek tespit edilebiliyor. Benzer şekilde, sıcak hava dalgalarının şiddeti, sıklığı veya sürekliliği gibi karakteristik özelliklerini de belirlemek gerekiyor.

Biz de bu çalışmada, her bölge için uzun dönemli sıcaklık dağılım istatistiklerini inceleyerek ‘şu anda sıcak hava dalgası yaşanıyordemeyi mümkün kılacak sıcaklık uyarı eşiklerini belirledik. Bunu yaparken, artan sıcaklıkların ölüm sayıları üzerindeki etkilerini de dikkate alarak, İstanbula özgü sıcak hava dalgalarını tanımlayan bölgesel bir değerlendirmede bulunduk.

En düşük eşik sıcaklıklar Çatalca, Silivri ve Arnavutköy’de

Araştırmamıza göre, sıcak hava dalgası yaşanıyordiyebilmek için gerekli sıcaklık seviyelerinin, yani sıcak hava dalgası uyarı eşiklerinin en düşük olduğu ilçeler Çatalca, Silivri ve Arnavutköy.

Benzer şekilde, İstanbul Boğazı’nın kuzey kıyılarında yer alan Sarıyer ve Beykoz ilçelerinde de eşik sıcaklıkların diğer bölgelere kıyasla düşük olduğunu gözlemledik.

Bunun nedeni, kentleşmenin şehrin kalanına göre daha az yoğun olduğu bu kentlerde, uzun dönem ortalama sıcaklıkların da daha düşük seyretmesi. Nitekim nüfus ve kentleşmenin yoğun, ölçülen ortalama sıcaklıkların ise yüksek olduğu, İstanbulun güneyinde yer alan Kartal, Kadıköy ve Fatih ilçelerinde eşik sıcaklıkların en yüksek değerlerine ulaştığını görüyoruz.’

Sıcak hava dalgaları, Çatalca’da neredeyse iki kat daha şiddetli

Sıcak hava dalgalarının şiddeti ise, ölçülen sıcaklık ile eşik sıcaklık arasındaki farka bakarak belirleniyor. Eşik sıcaklığın düşük olduğu bölgelerde, ortalama şiddetin yükseldiği görülüyor. Örneğin eşik sıcaklıkların düşük olduğu Çatalcada yaşanan sıcak hava dalgalarının ortalama şiddeti (2,4°C), İstanbul geneli için tespit edilen şiddetin (1,4°C) neredeyse iki katı. 

Sıcak hava dalgalarının sıklığı söz konusu olduğunda ise bölgesel bir değerlendirme yapmak zorlaşıyor. Ortalama sıklığın, hem eşik sıcaklıkların düşük olduğu Çatalcada hem de yüksek olduğu Kartal, Fatih, Şişli ve Büyükçekmece ilçelerinde en yüksek değerine (1,4 kez) ulaştığını gözlemledik.’

Kentleşme yoğunluğu azaldıkça, aşırı sıcaklara uyum hızlanıyor

Şilede gözlenen sıcak hava dalgaları, en düşük ortalama şiddet (0,6°C) ve sıklık değerlerine (0,6 kez) sahip olsa da, aynı zamanda en uzun süren sıcak hava dalgaları (6,3 gün) olarak dikkat çekiyor. Şilenin yanı sıra Tuzla‘da (6,3 gün) ve Sarıyerde (5,7 gün) de sıcak hava dalgaları İstanbulun genelinden daha uzun süre devam ediyor. 

Sıcak hava dalgalarının süresi, kentleşmeyle de yakından ilgili. Örneğin Çatalcada sıcak hava dalgalarının ortalama şiddetini, ilginç bir şekilde, yoğun kentsel bölgelerden daha yüksek tespit ettik. Ancak kentleşme ve yapay yüzey alanlarının seyrek olduğu bölge, hızla yükselen sıcaklıklara çabuk uyum sağlayabiliyor ve yükselen sıcaklıklar kısa bir süre sonra düşüyor. Çatalcada sıcak hava dalgaları ortalama 3,6 gün devam ediyor – bu, İstanbulda gözlenen en kısa süre.

Sıcak hava dalgalarının hem şiddetini hem de süresini dikkate aldığımızda, en tehlikeli değerler Ümraniye, Tuzla, Çekmeköy ve Çatalcada gözleniyor. Bu ilçelerde sıcak hava dalgalarına karşı kırılganlığın daha yüksek olduğu söylenebilir.’ 

Sıcak hava dalgası uyarı sistemleri geliştirilmeli

Küresel iklim değişikliği nedeniyle sıcak hava dalgalarının sıklığı, sürekliliği ve şiddeti giderek artıyor. Bu haliyle sıcak hava dalgaları, özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar için önemli bir tehdit unsuru haline geldi.

Buna karşı önlem almak, etkili sıcak hava dalgası uyarı sistemleri geliştirebilmek ve iklim eylem planları hazırlamak için her bölgeye özgü sıcak hava dalgası özelliklerini ve bölgenin sıcak hava dalgalarına karşı kırılganlığını ortaya çıkarmak gerekiyor.

Böylelikle belirlenen eşik değerler, meteorolojik verileri izleyen bir sisteme entegre edilebilir. Gözlenen değerler eşik değerleri aştığında sıcaklık uyarıları yapılabilir. Kırılgan bölgeler tespit edilerek sağlık altyapısının iyileştirilmesi, acil durum müdahale sistemlerinin güçlendirilmesi ve kentsel ısı yönetimi önlemlerinin uygulanması gibi, dayanıklılığı artırmaya yönelik stratejiler geliştirilebilir.’

Kaynak Makale: ‘Detection and regional analysis of heatwave characteristics in Istanbul

 

Merve Yılmaz, lisans eğitimini İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini aynı üniversitenin Çevre Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. Doktora eğitimine yine İTÜ’de, Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nde, tez aşamasında devam etmektedir.

Hava kirliliği, uçucu organik bileşiklerin analizi ve giderimi konularında çeşitli projelerde görev almış, ulusal ve uluslararası konferans ve dergilerde çalışmaları yayınlanmıştır. Doktora çalışmalarına sıcak hava dalgalarına uyum, iklim eylem planları ve sürdürülebilirlik konularında devam etmektedir. Doktora eğitimi sırasında YÖK 100/2000 Öncelikli Alan ve TÜBİTAK BİDEB Yurtiçi Bursu almaya hak kazanmıştır. 

Detection and regional analysis of heatwave characteristics in İstanbul” başlıklı makale, Merve Yılmaz’ın doktora tezinin ve yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK 1002 projesinin ilk bulgularını içermektedir (Proje No: 122Y059, Proje Başlığı: İstanbul’da Yaz Aylarında Gözlenen Aşırı Sıcaklıkların ve Termal Konfor Seviyelerinin Ölüm Oranları Üzerindeki Etkisinin Araştırılması). 

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nde, Prof. Dr. Hüseyin Toros ve Prof. Dr. Günay Can eş danışmanlığında yürütülen tez çalışması, Marmara Belediyeler Birliği Şehir Politikaları Merkezi tarafından da desteklenmektedir. 

İlerleyen adımlarda, İstanbulda yaşayan nüfusun aşırı sıcaklıklara karşı kırılganlığının tespiti ve iklim değişikliğinin gelecekte yol açabileceği sıcaklık artışları sebebiyle yaşanabilecek sıcaklıkla ilişkili ölüm risklerinin tahmini amaçlanmaktadır.

Sıcak hava dalgaları, iklim değişikliğiyle birlikte daha şiddetli, uzun ve sık hale geldi. 3 Temmuzdan 6 Temmuza kadar üst üste sıcaklık rekorları kırıldı, her yeni gün en sıcak günolarak kayıtlara geçti.

İklim değişikliğinin hava olaylarını ne şekilde etkilediğini inceleyen bilim insanlarının oluşturduğu World Weather Attribution’ın 25 Temmuzda yayınladığı bir analiz, Temmuz ayında Kuzey Amerika, Avrupa ve Çinde gözlenen aşırı sıcakların, iklim değişikliği nedeniyle olağandışı olaylar olmaktan çıkıp çok daha olasıhale geldiğini gösteriyor.

Haziran ayında, İstanbulda yaşanan sıcak hava dalgalarının sağlık etkilerini inceleyen ve sıcak hava dalgalarının 2004-2017 yılları arasında 4,281 fazladan ölüme sebep olduğunu tespit eden bir çalışma yayınlamıştık. Bugünkü basın bültenimize konu olan Detection and regional analysis of heatwave characteristics in Istanbulbaşlıklı araştırma ise, sıcak hava dalgalarının İstanbulun farklı ilçelerinde ne şekilde deneyimlendiğini ortaya koyuyor. (Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.)

Araştırmanın birinci yazar, İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Doktora Öğrencisi Merve Yılmaz’ın konuyla ilgili açıklamalarını aşağıda paylaşıyoruz:

İstanbul’un ilçeleri için sıcaklık uyarı eşikleri belirlendi

Sıcak hava dalgalarının olumsuz etkilerine hazırlıklı olmak ve artan sıcaklıklara uyum sağlamaya yönelik eylem planları geliştirebilmek için bazı bilgilere ihtiyacımız var. Örneğin bölgesel sıcak hava dalgası uyarı eşiklerini tanımlamamız gerekiyor. 

Bu, şu anlama geliyor: Bir yerde sıcak hava dalgası yaşandığını söylemek için küresel olarak kabul edilen bir sıcaklık seviyesi yok. Bu değer, her bölgenin uzun dönemli sıcaklık seviyelerini inceleyerek tespit edilebiliyor. Benzer şekilde, sıcak hava dalgalarının şiddeti, sıklığı veya sürekliliği gibi karakteristik özelliklerini de belirlemek gerekiyor.

Biz de bu çalışmada, her bölge için uzun dönemli sıcaklık dağılım istatistiklerini inceleyerek ‘şu anda sıcak hava dalgası yaşanıyordemeyi mümkün kılacak sıcaklık uyarı eşiklerini belirledik. Bunu yaparken, artan sıcaklıkların ölüm sayıları üzerindeki etkilerini de dikkate alarak, İstanbula özgü sıcak hava dalgalarını tanımlayan bölgesel bir değerlendirmede bulunduk.

En düşük eşik sıcaklıklar Çatalca, Silivri ve Arnavutköy’de

Araştırmamıza göre, sıcak hava dalgası yaşanıyordiyebilmek için gerekli sıcaklık seviyelerinin, yani sıcak hava dalgası uyarı eşiklerinin en düşük olduğu ilçeler Çatalca, Silivri ve Arnavutköy.

Benzer şekilde, İstanbul Boğazı’nın kuzey kıyılarında yer alan Sarıyer ve Beykoz ilçelerinde de eşik sıcaklıkların diğer bölgelere kıyasla düşük olduğunu gözlemledik.

Bunun nedeni, kentleşmenin şehrin kalanına göre daha az yoğun olduğu bu kentlerde, uzun dönem ortalama sıcaklıkların da daha düşük seyretmesi. Nitekim nüfus ve kentleşmenin yoğun, ölçülen ortalama sıcaklıkların ise yüksek olduğu, İstanbulun güneyinde yer alan Kartal, Kadıköy ve Fatih ilçelerinde eşik sıcaklıkların en yüksek değerlerine ulaştığını görüyoruz.’

Sıcak hava dalgaları, Çatalca’da neredeyse iki kat daha şiddetli

Sıcak hava dalgalarının şiddeti ise, ölçülen sıcaklık ile eşik sıcaklık arasındaki farka bakarak belirleniyor. Eşik sıcaklığın düşük olduğu bölgelerde, ortalama şiddetin yükseldiği görülüyor. Örneğin eşik sıcaklıkların düşük olduğu Çatalcada yaşanan sıcak hava dalgalarının ortalama şiddeti (2,4°C), İstanbul geneli için tespit edilen şiddetin (1,4°C) neredeyse iki katı. 

Sıcak hava dalgalarının sıklığı söz konusu olduğunda ise bölgesel bir değerlendirme yapmak zorlaşıyor. Ortalama sıklığın, hem eşik sıcaklıkların düşük olduğu Çatalcada hem de yüksek olduğu Kartal, Fatih, Şişli ve Büyükçekmece ilçelerinde en yüksek değerine (1,4 kez) ulaştığını gözlemledik.’

Kentleşme yoğunluğu azaldıkça, aşırı sıcaklara uyum hızlanıyor

Şilede gözlenen sıcak hava dalgaları, en düşük ortalama şiddet (0,6°C) ve sıklık değerlerine (0,6 kez) sahip olsa da, aynı zamanda en uzun süren sıcak hava dalgaları (6,3 gün) olarak dikkat çekiyor. Şilenin yanı sıra Tuzla‘da (6,3 gün) ve Sarıyerde (5,7 gün) de sıcak hava dalgaları İstanbulun genelinden daha uzun süre devam ediyor. 

Sıcak hava dalgalarının süresi, kentleşmeyle de yakından ilgili. Örneğin Çatalcada sıcak hava dalgalarının ortalama şiddetini, ilginç bir şekilde, yoğun kentsel bölgelerden daha yüksek tespit ettik. Ancak kentleşme ve yapay yüzey alanlarının seyrek olduğu bölge, hızla yükselen sıcaklıklara çabuk uyum sağlayabiliyor ve yükselen sıcaklıklar kısa bir süre sonra düşüyor. Çatalcada sıcak hava dalgaları ortalama 3,6 gün devam ediyor – bu, İstanbulda gözlenen en kısa süre.

Sıcak hava dalgalarının hem şiddetini hem de süresini dikkate aldığımızda, en tehlikeli değerler Ümraniye, Tuzla, Çekmeköy ve Çatalcada gözleniyor. Bu ilçelerde sıcak hava dalgalarına karşı kırılganlığın daha yüksek olduğu söylenebilir.’ 

Sıcak hava dalgası uyarı sistemleri geliştirilmeli

Küresel iklim değişikliği nedeniyle sıcak hava dalgalarının sıklığı, sürekliliği ve şiddeti giderek artıyor. Bu haliyle sıcak hava dalgaları, özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar için önemli bir tehdit unsuru haline geldi.

Buna karşı önlem almak, etkili sıcak hava dalgası uyarı sistemleri geliştirebilmek ve iklim eylem planları hazırlamak için her bölgeye özgü sıcak hava dalgası özelliklerini ve bölgenin sıcak hava dalgalarına karşı kırılganlığını ortaya çıkarmak gerekiyor.

Böylelikle belirlenen eşik değerler, meteorolojik verileri izleyen bir sisteme entegre edilebilir. Gözlenen değerler eşik değerleri aştığında sıcaklık uyarıları yapılabilir. Kırılgan bölgeler tespit edilerek sağlık altyapısının iyileştirilmesi, acil durum müdahale sistemlerinin güçlendirilmesi ve kentsel ısı yönetimi önlemlerinin uygulanması gibi, dayanıklılığı artırmaya yönelik stratejiler geliştirilebilir.’

Kaynak Makale: ‘Detection and regional analysis of heatwave characteristics in Istanbul

 

Merve Yılmaz, lisans eğitimini İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini aynı üniversitenin Çevre Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. Doktora eğitimine yine İTÜ’de, Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nde, tez aşamasında devam etmektedir.

Hava kirliliği, uçucu organik bileşiklerin analizi ve giderimi konularında çeşitli projelerde görev almış, ulusal ve uluslararası konferans ve dergilerde çalışmaları yayınlanmıştır. Doktora çalışmalarına sıcak hava dalgalarına uyum, iklim eylem planları ve sürdürülebilirlik konularında devam etmektedir. Doktora eğitimi sırasında YÖK 100/2000 Öncelikli Alan ve TÜBİTAK BİDEB Yurtiçi Bursu almaya hak kazanmıştır. 

Detection and regional analysis of heatwave characteristics in İstanbul” başlıklı makale, Merve Yılmaz’ın doktora tezinin ve yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK 1002 projesinin ilk bulgularını içermektedir (Proje No: 122Y059, Proje Başlığı: İstanbul’da Yaz Aylarında Gözlenen Aşırı Sıcaklıkların ve Termal Konfor Seviyelerinin Ölüm Oranları Üzerindeki Etkisinin Araştırılması). 

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nde, Prof. Dr. Hüseyin Toros ve Prof. Dr. Günay Can eş danışmanlığında yürütülen tez çalışması, Marmara Belediyeler Birliği Şehir Politikaları Merkezi tarafından da desteklenmektedir. 

İlerleyen adımlarda, İstanbulda yaşayan nüfusun aşırı sıcaklıklara karşı kırılganlığının tespiti ve iklim değişikliğinin gelecekte yol açabileceği sıcaklık artışları sebebiyle yaşanabilecek sıcaklıkla ilişkili ölüm risklerinin tahmini amaçlanmaktadır.

İlgili Yazılar

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

‘Avrupa’da iklim şüphecilerinin sayısı sınırlı’

Aşırı sağ partiler, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy oranlarını önemli ölçüde artırarak dikkat çektiler. Kampanya sürecinde bu partilerin önemli gündem maddelerinden biri de iklim politikalarıydı; bu nedenle, seçim sonuçlarının Avrupa Birliği iklim politikalarını ne şekilde etkileyeceği merak konusu. Ancak uzmanlara göre aşırı sağ partilerin iklim değişikliği konusundaki görüşleri, çoğunluğun fikirlerini temsil etmiyor. Avrupa’da iklim değişikliğine şüpheyle yaklaşanların sayısı oldukça sınırlı. İklim değişikliği ile mücadelenin hız kaybetmemesi için, iklim şüphecisi pozisyonlara aktif olarak karşı çıkmak önem taşıyor.

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

‘Avrupa’da iklim şüphecilerinin sayısı sınırlı’

Aşırı sağ partiler, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy oranlarını önemli ölçüde artırarak dikkat çektiler. Kampanya sürecinde bu partilerin önemli gündem maddelerinden biri de iklim politikalarıydı; bu nedenle, seçim sonuçlarının Avrupa Birliği iklim politikalarını ne şekilde etkileyeceği merak konusu. Ancak uzmanlara göre aşırı sağ partilerin iklim değişikliği konusundaki görüşleri, çoğunluğun fikirlerini temsil etmiyor. Avrupa’da iklim değişikliğine şüpheyle yaklaşanların sayısı oldukça sınırlı. İklim değişikliği ile mücadelenin hız kaybetmemesi için, iklim şüphecisi pozisyonlara aktif olarak karşı çıkmak önem taşıyor.

Marmara Denizi ‘hasta’ ve iklim değişikliği, krizi derinleştiriyor

Kentsel ve endüstriyel kirliliğin yanı sıra aşırı avcılık ve iklim değişikliği baskısı altında olan Marmara Denizi’nin ekosistemi, son 50 yılda oldukça ağır dönüşümler geçirdi ve telafisi mümkün olmayacak şekilde bozulmaya doğru gidiyor. Büyük avcı balıkların denizden kaybolması, sistemin bu türleri barındıramayacak hale geldiğine işaret ediyor. Bugün Marmara’daki balıkçılığın yüzde 90’ını yalnızca 11 tür oluşturuyor. Bu türlerin başında, av verimi her geçen yıl azalan hamsi geliyor. Uzmanlar, giderek kaybolan türlerin, insan müdahalesi ve etkisi ciddi oranda azaltılmadan geri gelmelerinin mümkün olmadığına dikkat çekiyor. Marmara Denizi için mevcut durum sürdürülebilir değil ve tüm paydaşların tam bir uzlaşı ile mevcut baskıların azaltılmasını sağlaması gerekiyor.

Öne Çıkanlar

EN ÇOK OKUNANLAR

SUBCRIBE

Lorem ipsum dolor sit amet con sectetur adipiscing

follow us

Photo