Skip to main content

Haberler yayınlanmadan önce ilk sizin e-posta kutunuza gelsin! Şimdi bültenimize kaydolun.

Bülten Aboneliği

Bekleyiniz...

Abone olduğunuz için teşekkürler!

Yoğun yağışlara rağmen kalıcı kuraklık: Türkiye’nin yeni iklim gerçeği İklim Bilimi

Yoğun yağışlara rağmen kalıcı kuraklık: Türkiye’nin yeni iklim gerçeği 

Yoğun yağışların yarattığı geçici rahatlamaya rağmen Türkiye’nin hidrolojik dengesi sessiz fakat derin bir dönüşüm geçiriyor. Bilimsel analizler, son yıllarda hızlanan kuraklık eğilimlerinin artık yalnızca dönemsel bir iklim dalgalanması değil; toprakta, ormanlarda ve su döngüsünde biriken etkilerle birlikte kalıcı bir ekolojik baskıya dönüştüğünü gösteriyor.
Bikem EkberzadeBikem Ekberzade22 Mayıs 2026
“Süper El Niño” ihtimali güçleniyor: Sıcaklık rekorları kırılabilirİklim Bilimi

“Süper El Niño” ihtimali güçleniyor: Sıcaklık rekorları kırılabilir

Pasifik Okyanusu’ndaki son gözlemler, 2026’nın ikinci yarısında çok güçlü bir El Niño gelişebileceğine işaret ediyor. Bazı tahmin modelleri, 1997-98 ve 2015-16’daki rekor olayları aşabilecek ölçekte bir “Süper El Niño” ihtimalini gündeme getiriyor. Eğer öngörüler gerçekleşirse, El Niño küresel sıcaklıkları geçici olarak daha da yukarı taşıyabilir ve 2027 yeni sıcaklık rekorlarının yılı olabilir. Şu anda tahminlerin en belirsiz olduğu “ilkbahar bariyeri” dönemi devam ediyor; daha net tablo yaz aylarında ortaya çıkacak. Olası bir El Niño’nun Türkiye’ye etkileri, büyük ihtimalle daha dolaylı olacak. Küresel sıcaklıkların daha da artması; sıcak hava dalgaları, yüksek gece sıcaklıkları ve uzun orman yangını sezonu riskini artırabilir.
Doğukan Doğu YavaşlıDoğukan Doğu Yavaşlı15 Mayıs 2026
İklim krizi eşitsizlikleri büyütüyor: Mevsimlik tarım işçilerinin derinleşen kırılganlığıTarım Gıda SuToplum ve Yaşam

İklim krizi eşitsizlikleri büyütüyor: Mevsimlik tarım işçilerinin derinleşen kırılganlığı

İklim değişikliğinin etkileri, toplumsal eşitsizlikler üzerinden daha da derinleşiyor. Mevsimlik tarım işçileri, yalnızca sıcak hava dalgaları ve seller gibi aşırı hava olaylarından değil, tarımsal ürün kaybı ve buna bağlı işçi fazlası gibi sosyoekonomik ve sistemsel şoklardan da etkileniyor. Tarımsal üretimde yaşanan kayıplar, işçilerin gelirini ve hareket kabiliyetini de doğrudan etkiliyor; yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor. Temel haklara erişimlerini sağlayacak sosyal politikalar olmadan iklim değişikliğine uyum, sayıları bir milyonu aşan gezici mevsimlik tarım işçileri için mümkün görünmüyor.
Sinem KavakSinem Kavak2 Mayıs 2026
İspanya elektrik kesintisinin bir yıl ardından: En önemli ders şebeke yatırımlarıEnerji

İspanya elektrik kesintisinin bir yıl ardından: En önemli ders şebeke yatırımları

İber Yarımadasını felç eden elektrik kesintisinden bu yana tam bir yıl geçti. Bu süre zarfında yapılan araştırmalar, ilk iddiaların aksine, elektrik şebekesinin çöküşünün ardında sistemsel bir hatalar zinciri yattığını ortaya koydu. Macar düşünce kuruluşu Energiaklub’un Enerji Programı Yöneticisi András Perger’e göre kesintiden çıkarılacak en büyük ders, şebekeleri modernize etmek.
András PergerAndrás Perger2 Mayıs 2026
Araştırma: Kömür projeleri siyasi risk, yenilenebilir kazançBasın BültenleriEnerji

Araştırma: Kömür projeleri siyasi risk, yenilenebilir kazanç

Türkiye’nin de dahil olduğu üç ülkede gerçekleştirilen bir araştırma, vatandaşların rüzgâr ve güneş enerjisini kömüre açık ara tercih ettiğini ortaya koyuyor. Hava kirliliği ve sağlık etkileri, kamuoyundaki karşıtlığın başlıca nedenleri olarak öne çıkıyor. Bulgular, kömür yatırımlarının çevre ve halk sağlığı sorunu olmanın yanı sıra artık ciddi bir ‘‘siyasi risk’’ hâline geldiğine işaret ediyor. Araştırmaya göre seçmenler, kömür projelerini destekleyen siyasi aktörlere daha az destek verme eğiliminde.
İklim Masasıİklim Masası29 Nisan 2026
Antalya Havzasında sıcaklık ve kuraklık artıyor: Tarım ve turizm tehdit altındaEkonomiİklim Bilimi

Antalya Havzasında sıcaklık ve kuraklık artıyor: Tarım ve turizm tehdit altında

COP31’e ev sahipliği yapacak olan Antalya, yüzyıl sonuna doğru daha sıcak, daha kurak ve yaşam koşullarının zorlaşacağı bir iklime sürükleniyor. Bilimsel çalışmalar, bugün serin kabul edilen iç kesimlerin bile ‘‘sıcak bölge’’ kategorisine gireceğini gösteriyor. Kıyı kesimlerinin ise bu dönüşümden daha sert etkileneceği ve turizme elverişli bölgelerin belirgin biçimde daralacağı öngörülüyor. En olumsuz senaryoda, bugün 10-12 derece aralığında seyreden ortalama sıcaklıkların özellikle kıyı bölgelerde yüksek olmak üzere 18-20 dereceye kadar çıkabileceği hesaplanıyor. Uzmanlar, su kaynaklarından tarıma ve turizme kadar uzanan risklere karşı vakit kaybetmeden önlem alınması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Kaan IşınkaralarKaan Işınkaralar23 Nisan 2026