İklim Masası

Emisyon Ticaret Sistemi’nin etkinliğine duyulan inanç arttıkça destek de yükseliyor

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın devreye girmesine iki seneden az kalmışken, Türkiye de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurma çalışmalarına hız verdi. Firmaların ETS’ye verdiği desteği artırmak için sistemdeki belirsizlikleri asgaride tutmak önemli. Çalışmalar ayrıca ‘‘yeşil’’ uygulamaları bulunan, karbon ayak izini hesaplatan firmaların, ETS’ye daha fazla destek verdiğini gösteriyor. Sistemin etkinliğine duyulan inancı artırmak, desteği de artırabilir.

Emisyon Ticaret Sistemi’nin etkinliğine duyulan inanç arttıkça destek de yükseliyor

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın devreye girmesine iki seneden az kalmışken, Türkiye de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurma çalışmalarına hız verdi. Firmaların ETS’ye verdiği desteği artırmak için sistemdeki belirsizlikleri asgaride tutmak önemli. Çalışmalar ayrıca ‘‘yeşil’’ uygulamaları bulunan, karbon ayak izini hesaplatan firmaların, ETS’ye daha fazla destek verdiğini gösteriyor. Sistemin etkinliğine duyulan inancı artırmak, desteği de artırabilir.

Read More

Best Weekly

Emisyon Ticaret Sistemi’nin etkinliğine duyulan inanç arttıkça destek de yükseliyor

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın devreye girmesine iki seneden az kalmışken, Türkiye de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurma çalışmalarına hız verdi. Firmaların ETS’ye verdiği desteği artırmak için sistemdeki belirsizlikleri asgaride tutmak önemli. Çalışmalar ayrıca ‘‘yeşil’’ uygulamaları bulunan, karbon ayak izini hesaplatan firmaların, ETS’ye daha fazla destek verdiğini gösteriyor. Sistemin etkinliğine duyulan inancı artırmak, desteği de artırabilir.

Kategori

Türkiye’de iklim daha sıcak, kurak ve öngörülmez olabilir

İklim değişikliğinin aşırı iklim olaylarını nasıl etkileyeceğini inceleyen yeni bir araştırmaya göre, Türkiye’nin giderek daha sıcak ve kurak koşullara sahip olacağı öngörülüyor. Ortalama yağışlar azalırken, aşırı yağışların ise artması ve şiddetlenmesi bekleniyor. Toplumsal ve ekonomik riskler barındıran bu değişimlere karşı uyum politikaları geliştirmek gerekiyor.

Devamını Oku»

Yaz turizmi için ideal koşullar Karadeniz Bölgesi’ne kayabilir

İklim değişikliğinin termal konfor üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir çalışmaya göre, Akdeniz’i popüler bir yaz turizmi destinasyonu haline getiren iklim şartları değişiyor. Uygun yaz koşulları, kuzeye doğru kayıyor. Karadeniz’in bazı bölgeleri, plaj turizmi için ideal koşullara ulaşabilir.

Devamını Oku»

İliç’teki facia, kuralsızlığın ve kontrolsüzlüğün sonucu

Bergama mücadelesi sırasında kamu yararına olmadığı yargı yoluyla tespit edilen altın madenciliği, 1990’ların sonundan itibaren temize çıkarıldı ve ülke çıkarları ile özdeşleştirildi. Sebep olduğu çevresel tahribat ve riskler göz ardı edildi, yasal korumalar kaldırıldı. İliç’teki facia, bu kuralsızlığın ve kontrolsüzlüğün doğrudan sonucu.

Devamını Oku»

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Read More

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

Read More

Öne Çıkanlar

‘Avrupa’da iklim şüphecilerinin sayısı sınırlı’

Aşırı sağ partiler, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy oranlarını önemli ölçüde artırarak dikkat çektiler. Kampanya sürecinde bu partilerin önemli gündem maddelerinden biri de iklim politikalarıydı; bu nedenle, seçim sonuçlarının Avrupa Birliği iklim politikalarını ne şekilde etkileyeceği merak konusu. Ancak uzmanlara göre aşırı sağ partilerin iklim değişikliği konusundaki görüşleri, çoğunluğun fikirlerini temsil etmiyor. Avrupa’da iklim değişikliğine şüpheyle yaklaşanların sayısı oldukça sınırlı. İklim değişikliği ile mücadelenin hız kaybetmemesi için, iklim şüphecisi pozisyonlara aktif olarak karşı çıkmak önem taşıyor.

Devamını Oku»

Marmara Denizi ‘hasta’ ve iklim değişikliği, krizi derinleştiriyor

Kentsel ve endüstriyel kirliliğin yanı sıra aşırı avcılık ve iklim değişikliği baskısı altında olan Marmara Denizi’nin ekosistemi, son 50 yılda oldukça ağır dönüşümler geçirdi ve telafisi mümkün olmayacak şekilde bozulmaya doğru gidiyor. Büyük avcı balıkların denizden kaybolması, sistemin bu türleri barındıramayacak hale geldiğine işaret ediyor. Bugün Marmara’daki balıkçılığın yüzde 90’ını yalnızca 11 tür oluşturuyor. Bu türlerin başında, av verimi her geçen yıl azalan hamsi geliyor. Uzmanlar, giderek kaybolan türlerin, insan müdahalesi ve etkisi ciddi oranda azaltılmadan geri gelmelerinin mümkün olmadığına dikkat çekiyor. Marmara Denizi için mevcut durum sürdürülebilir değil ve tüm paydaşların tam bir uzlaşı ile mevcut baskıların azaltılmasını sağlaması gerekiyor.

Devamını Oku»

Emisyonları sıfırlamak için karbonun etkin fiyatlandırılması şart

Dünya Bankası tarafından yayınlanan Karbon Fiyatlandırılması Durumu ve Eğilimleri Raporu, karbon fiyatlandırmasının önemini açıkça vurgularken, mevcut durumla ilgili gerçeklikten daha olumlu bir tablo çiziyor. Bu sene ilk defa elde edilen 100 milyar doların üzerindeki geliri bir ‘‘rekor’’ olarak vurgulayan rapor, karbon fiyatının düşüklüğü ve karbon fiyatlandırması kapsamında olmayan emisyonların oranının hâlâ yüksek olması gibi önemli sorunların üzerinde yeterince durmuyor.

Devamını Oku»

Emisyon Ticaret Sistemi’nin etkinliğine duyulan inanç arttıkça destek de yükseliyor

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın devreye girmesine iki seneden az kalmışken, Türkiye de Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurma çalışmalarına hız verdi. Firmaların ETS’ye verdiği desteği artırmak için sistemdeki belirsizlikleri asgaride tutmak önemli. Çalışmalar ayrıca ‘‘yeşil’’ uygulamaları bulunan, karbon ayak izini hesaplatan firmaların, ETS’ye daha fazla destek verdiğini gösteriyor. Sistemin etkinliğine duyulan inancı artırmak, desteği de artırabilir.

Devamını Oku»

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Read More

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

Read More

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

LATEST NEWS

hot NEWS

TRENDING NEWS

SUBCRIBE

Lorem ipsum dolor sit amet con sectetur adipiscing

social

photos

KATEGORİ

G7 Bakanlar Toplantısı: ”1,5°C vurgusu önemli fakat somut adımlar yetersiz”

G7 Zirvesi öncesi İtalya’da bir araya gelen iklim, enerji ve çevre bakanları, küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlandırma hedefini yineledi. Ancak kömürden çıkış için mutabık kalınan 2035 tarihi, bu hedef için yetersiz. G7 Bakanlar Deklarasyonu’nda yalnızca ‘‘verimsiz’’ fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması çağrısı yapılması ve enerji arz güvenliği ile azaltım politikaları arasındaki mücadelenin devam etmesi de dikkat çekici. Bu eksiklikler, 1,5°C hedefi için hâlâ yeterli kararlılığın sağlanamadığını gösteriyor. 


Devamını Oku»

Marmara’da gemicilik kaynaklı hava kirliliği %80’e kadar azaltılabilir

İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan her yıl geçen yaklaşık 50 bin gemi, Marmara Bölgesi’ndeki hava kirliliğinin de önemli sebepleri arasında. Gemi yakıtları nedeniyle açığa çıkan kükürt ve azot oksitler ile parçacıklı maddelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı biliniyor. Türk Boğazlar Sistemi’nin ‘‘Emisyon Kontrol Alanı’’ ilan edilmesi ve gemi yakıtlarının denetlenmesi, gemicilik kaynaklı hava kirliliğini yüzde 80’e kadar azaltabilir. 

Devamını Oku»

Görünmez katil: Hava kirliliği İstanbul’u tehdit ediyor

İstanbul’un farklı yerlerindeki 37 hava kalitesi izleme istasyonundan yedi sene boyunca toplanan veriler, kanserojen ilan edilen ince partikül maddenin (PM2.5) hem kent merkezlerinde hem de kırsal alanlarda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerinin üzerinde olduğunu gösteriyor. En az tespit edildiği yerlerde dahi, DSÖ’nün önerdiği yıllık ortalama değerden iki kat fazla bulunuyor. Türkiye’nin Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği’nde bir an önce PM2.5 için sınırlama getirmesi ve kirliliğin; trafik, sanayi, gemi emisyonları gibi temel kaynaklarını azaltacak uygulama ve politikaları hayata geçirmesi gerekiyor. 

Devamını Oku»

Zayıflayan Türkiye ormanları yarı yarıya daha az karbon tutuyor

Türkiye’nin orman alanını en çok artıran ülkelerden olduğuna yönelik açıklamalara karşın, ülkenin ormanları aslında giderek küçük parçalara bölünüyor ve güçsüzleşiyor. Ormanların tuttuğu karbon miktarı da 2017’den bu yana neredeyse yarı yarıya azaldı. Gerilemenin temel nedeni, hızla artan odun üretimi ve ormanların madencilik ve enerji gibi sektörlere tahsis edilmesi.

Devamını Oku»