İklim Masası

Akdeniz’de tropik geceler artıyor

Akdeniz Bölgesi’nde görülen tropik geceler, iklim değişikliği nedeniyle 1950’den bu yana neredeyse iki katına çıktı, ortalama süreleri ise yüzde 45 arttı. Tropik geceler, özellikle kıyı bölgelerde ve kentsel alanlarda daha belirgin hissediliyor. Daha da artması beklenen sıcaklıkların toplum sağlığı, tarım ve turizm üzerindeki etkilerine karşı önlem almak gerekiyor. 

Akdeniz Bölgesi’nde görülen tropik geceler, iklim değişikliği nedeniyle 1950’den bu yana neredeyse iki katına çıktı, ortalama süreleri ise yüzde 45 arttı. Tropik geceler, özellikle kıyı bölgelerde ve kentsel alanlarda daha belirgin hissediliyor. Daha da artması beklenen sıcaklıkların toplum sağlığı, tarım ve turizm üzerindeki etkilerine karşı önlem almak gerekiyor. 

Yayınlanma Tarihi: 19/02/2024

İklim değişikliği nedeniyle Akdeniz Bölgesi’nde yaşanan tropik gecelerin sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. 1950 ile 2022 yılları arasındaki 73 yıllık süreci değerlendiren yeni bir çalışmaya göre, ortalama tropikal gece sayısı neredeyse iki katına çıktı. Tropikal sıcaklıkların süresi uzadı; başlangıç tarihleri erkene, bitiş tarihleri ise daha geçe kaydı.
 
Tüm Akdeniz Bölgesi’ni etkileyen bu artış, kıyı bölgelerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin şekilde gözleniyor ve hem bölgedeki insanların hem de ekosistemlerin sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Karşı karşıya olunan durumun temel sebebi ise insan kaynaklı iklim değişikliği. Deniz yüzey sıcaklıklarındaki artış ve kentsel ısı adaları etkisi ise, sıcaklıkların nerede daha çok hissedildiğinde belirleyici oluyor.

Önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenen sıcaklıkların toplum sağlığı, tarım, turizm ve enerji tüketimi üzerinde önemli etkileri olması muhtemel. Olumsuz etkileri azaltmak, iklim değişikliğine uyum konusunda iyi planlanmış politikaları devreye sokmayı gerektiriyor.

 

‘Bulgularımıza göre 73 yıllık zaman diliminde, Akdeniz’de yaşanan tropikal gecelerin ortalama sayısı %93 oranında arttı. Bu, her yıl ortalama 18 gün daha fazla tropikal gece yaşandığı anlamına geliyor.
 

Tropikal geceler neredeyse iki katına çıktı

Akdeniz Bölgesi, iklim değişikliğinin sıcaklık üzerindeki dramatik etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri; bilimsel verilere göre küresel ortalamadan %20 daha hızlı ısınıyor.

Prof. Dr. Ecmel Erlat ile birlikte yayınladığımız bu yeni çalışma ise, bölgedeki sıcaklıkların son yıllarda giderek arttığını ve bu artışın özellikle gece sıcaklıklarında kendini gösterdiğini ortaya koyuyor. 

1950-2022 yılları arasında, gece sıcaklığının 20°C’nin altına düşmediği ‘tropikal gecelerin’ özelliklerinde meydana gelen uzun vadeli değişimleri ve eğilimleri analiz eden çalışma, tropik gecelerin hem sayısında hem de mevsim uzunluğunda önemli artışlar yaşandığını gösteriyor.

Bulgularımıza göre bu 73 yıllık zaman diliminde, Akdeniz’de yaşanan tropikal gecelerin ortalama sayısı %93 oranında arttı. Bu, her yıl ortalama 18 gün daha fazla tropikal gece yaşandığı anlamına geliyor. 

Araştırmada kullanılan tropikal gece indeksleri, tropikal gecelerin sıklığının yanı sıra şiddetinin de arttığını ortaya koyuyor. İndekslere göre, tropikal gecelerde kaydedilen en yüksek sıcaklıklarda ve tropikal gecelerin süresinde de artış yaşanıyor.

 

Artık Akdeniz’in birçok bölgesinde yaz boyunca tropikal geceler yaşanıyor. Bu artış, tüm Akdeniz havzasında gözlense de, kıyı şeritlerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin.
 

Tropik geceler ortalama 4,5 saat daha uzun

Çalışma, tropikal gecelerin ortalama uzunluğunun %45 oranında arttığını, dolayısıyla bir tropikal gecenin ortalama 4,5 saat daha uzun sürdüğünü ortaya koyuyor.

Tropikal gecelerin yaşandığı dönemler de giderek uzuyor; başlangıç tarihleri ortalama 10 gün erkene gelmişken, bitiş tarihleri ise 12 gün daha geçe kaymış durumda. Kısacası, artık Akdeniz’in birçok bölgesinde yaz boyunca tropikal geceler yaşanıyor. Bu artış, tüm Akdeniz havzasında gözlenmekle birlikte, kıyı şeritlerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin.

Özellikle deniz yüzey sıcaklıklarındaki artış ve kentsel ısı adası etkisi, bu bölgeleri tropikal gecelere karşı daha savunmasız hale getiriyor. Deniz yüzeyindeki ısınma, kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara yol açarken, kentsel alanlarda bulunan binalar ve asfalt gibi unsurlar ısıyı hapsederek sıcaklığın artmasına neden oluyor.

 

‘Deniz yüzeyindeki ısınma, kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara yol açarken, kentsel alanlarda bulunan binalar ve asfalt gibi unsurlar, ısıyı hapsederek sıcaklığın artmasına neden oluyor.

 

Yüksek sıcaklıklar, önemli riskler doğurabilir

Küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin somut bir göstergesi olan bu durum, insan sağlığından tarımsal üretime, enerji tüketiminden ekosistemlerin dengesine kadar pek çok alanda ciddi sonuçlar doğuruyor.

Tropikal geceler, özellikle insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Sıcaklık dalgaları ve aşırı sıcaklık olayları, uyku problemlerine, dehidrasyona, kalp-damar hastalıklarına ve solunum problemlerine yol açabiliyor ve ölüm riskini artırabiliyor.

Tropikal gecelerin artması, ayrıca yetersiz gece dinlenmesi anlamına geliyor ve farklı hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olabiliyor.

Aşırı sıcaklıklar, tarımsal üretime de zarar verebiliyor, verimin düşmesine ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine sebep olabiliyor. Bitkilerin gece solunum hızları, minimum hava sıcaklıklarıyla düzenleniyor. Dolayısıyla, gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesi, biyokütle birikimine neden olarak mahsul verimini azaltabiliyor. Örneğin, yüksek gece sıcaklıkları, soya fasulyesinde protein ve yağ birikimini etkileyebilir. Buğday gibi önemli tarımsal ürünlerde ise tane dolum döneminde yaşanan kısa süreli yüksek gece sıcaklıkları, ciddi verim kayıplarına yol açabilir.

Artan sıcaklıklar nedeniyle turistlerin bölgeyi ziyaret etmeyi tercih etmemesi ve turizm sektörünün olumsuz etkilenmesi, olasılıklar arasında. (Fotoğraf: Tore Bustad)
Artan sıcaklıklar nedeniyle turistlerin bölgeyi ziyaret etmeyi tercih etmemesi ve turizm sektörünün olumsuz etkilenmesi, olasılıklar arasında. (Fotoğraf: Tore Bustad)


Akdeniz bölgesindeki tropik gecelerin artışı, ekosistemler üzerinde de önemli etkiler yaratıyor. Gelişmekte olan bu yeni durum, hem bitki ve hayvan türlerinin dağılımının değişmesine hem de üreme ve göç modellerinde kaymalar yaşanmasına neden olabilir. Bunların sonucunda biyoçeşitlilikte azalmalar görülebilir. Doğal dengenin bozulması, besin zincirlerini ve insanların da dahil olduğu ekosistem hizmetlerini olumsuz etkileyerek, ekolojik sağlığın ve istikrarın korunması için kritik öneme sahip olan sistemlerin sürdürülebilirliğini tehdit edebilir.

Artan sıcaklıklar nedeniyle turistlerin bölgeyi ziyaret etmeyi tercih etmemesi ve turizm sektörünü olumsuz etkilemesi; enerji talebinde artışa sebep olarak elektrik kesintilerinin veya enerji fiyatlarının artmasına yol açması da olasılıklar arasında. 

 

‘Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler, küresel ısınmaya yol açıyor ve bu ısınma da, özellikle Akdeniz gibi hassas bölgelerde, sıcaklıkları ciddi şekilde etkiliyor.

 

Sıcaklık artışının sorumlusu iklim değişikliği

Akdeniz’deki tropikal gece artışının arkasında yatan temel neden ise iklim değişikliği. Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler, küresel ısınmaya yol açıyor ve bu ısınma da, özellikle Akdeniz gibi hassas bölgelerdeki sıcaklıkları ciddi şekilde etkiliyor.

Küresel ısınmanın yanı sıra, deniz yüzey sıcaklığındaki artış ve kentsel ısı adası etkisi de tropikal gecelerin artmasına katkıda bulunuyor. Deniz yüzey sıcaklıklarının artması, özellikle kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara neden olurken, kentsel ısı adası nedeniyle şehirler, kırsal alanlara göre daha fazla ısınıyor.

Tropikal gecelerin artışında iklim değişikliğinin üstlendiği rol nedeniyle bu çalışmada, karşı karşıya olunan sorunun bölgesel olmadığına da dikkat çekiliyor. İklim değişikliği kaynaklı bu sorunlara uyum sağlamak ve olası sonuçlarını hafifletmek, bölge halkı, politika yapıcılar ve uluslararası toplum arasında işbirliğini gerektiriyor.

 

 

Araştırmalara göre Akdeniz'de tropikal geceler, gelecekte daha da artacak. Bu durum, Akdeniz'i yaşanmaz hale getirebilir; önlem alınması şart. (Fotoğraf: Dat Tuanlam)

Araştırmalara göre Akdeniz’de tropikal geceler, gelecekte daha da artacak. Bu durum, Akdeniz’i yaşanmaz hale getirebilir; önlem alınması şart. (Fotoğraf: Dat Tuanlam)



İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum eş zamanlı ilerlemeli

Araştırma bulguları, Akdeniz’de tropikal gecelerin gelecekte daha da artacağına işaret ediyor. Bu durum, Akdeniz’i yaşanmaz hale getirebilir. Bu nedenle, küresel ısınmanın önlenmesi ve tropikal gecelerin olumsuz etkilerinin azaltılması için acil önlemler alınması gerekiyor.

Bu doğrultuda alınabilecek en önemli önlem, iklim değişikliğiyle etkin olarak mücadele etmek. Bu, sera gazı emisyonların azaltılması anlamına geliyor.

Tropikal gecelerin artışındaki bir diğer önemli etmen olan kentsel ısı adası etkisini azaltmak ise sürdürülebilir kentsel planlama gerektiriyor. Bu doğrultuda, yeşil alanların artırılması, binalarda enerji tasarrufu sağlayacak önlemler alınması ve toplu taşımanın teşvik edilmesi gibi adımlar atılabilir.

Mevcut duruma uyum sağlamak ve olumsuz etkilerini hafifletmek için ise erken uyarı sistemleri geliştirilebilir. Böylelikle, sıcaklık dalgaları ve aşırı sıcaklık olayları söz konusu olduğunda halk önceden uyarılabilir. Toplumun tropikal gecelerin riskleri ve bu riskler karşısında alınabilecek önlemler konusunda bilinçlendirilmesi de büyük önem taşıyor. 

 

Kaynak Makale: Tropical nights in the Mediterranean: A spatiotemporal analysis of trends from 1950 to 2022

 

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı | dogukan.yavasli@ahievran.edu.tr

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesidir.

Lisans eğitimini Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini Ege Üniversitesi Coğrafi Bilgi Sistemleri programında ve doktorasını Ege Üniversitesi Fiziki Coğrafya programında tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora süresince birçok kez NASA Goddard Uzay Uçuş merkezinde davetli araştırmacı olarak bulunmuştur. 2010-2011 yılları arasında Fulbright Bursu kapsamında Maryland Üniversitesi (ABD) Coğrafi Bilimler bölümünde misafir araştırmacı olarak çalışmıştır.

2007-2016 yılları arasında Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde çalışmıştır. 2016’dan itibaren ise çalışmalarını, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde sürdürmektedir. 



Tanınmış uluslararası dergilerde uzaktan algılama, iklim değişikliği gibi konularda yayınları bulunmaktadır.

Uzmanlık Alanları: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Uzaktan Algılama, Veri Analizi, İklim Değişikliği

İklim değişikliği nedeniyle Akdeniz Bölgesi’nde yaşanan tropik gecelerin sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. 1950 ile 2022 yılları arasındaki 73 yıllık süreci değerlendiren yeni bir çalışmaya göre, ortalama tropikal gece sayısı neredeyse iki katına çıktı. Tropikal sıcaklıkların süresi uzadı; başlangıç tarihleri erkene, bitiş tarihleri ise daha geçe kaydı.
 
Tüm Akdeniz Bölgesi’ni etkileyen bu artış, kıyı bölgelerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin şekilde gözleniyor ve hem bölgedeki insanların hem de ekosistemlerin sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Karşı karşıya olunan durumun temel sebebi ise insan kaynaklı iklim değişikliği. Deniz yüzey sıcaklıklarındaki artış ve kentsel ısı adaları etkisi ise, sıcaklıkların nerede daha çok hissedildiğinde belirleyici oluyor.

Önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenen sıcaklıkların toplum sağlığı, tarım, turizm ve enerji tüketimi üzerinde önemli etkileri olması muhtemel. Olumsuz etkileri azaltmak, iklim değişikliğine uyum konusunda iyi planlanmış politikaları devreye sokmayı gerektiriyor.

 

‘Bulgularımıza göre 73 yıllık zaman diliminde, Akdeniz’de yaşanan tropikal gecelerin ortalama sayısı %93 oranında arttı. Bu, her yıl ortalama 18 gün daha fazla tropikal gece yaşandığı anlamına geliyor.
 

Tropikal geceler neredeyse iki katına çıktı

Akdeniz Bölgesi, iklim değişikliğinin sıcaklık üzerindeki dramatik etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri; bilimsel verilere göre küresel ortalamadan %20 daha hızlı ısınıyor.

Prof. Dr. Ecmel Erlat ile birlikte yayınladığımız bu yeni çalışma ise, bölgedeki sıcaklıkların son yıllarda giderek arttığını ve bu artışın özellikle gece sıcaklıklarında kendini gösterdiğini ortaya koyuyor. 

1950-2022 yılları arasında, gece sıcaklığının 20°C’nin altına düşmediği ‘tropikal gecelerin’ özelliklerinde meydana gelen uzun vadeli değişimleri ve eğilimleri analiz eden çalışma, tropik gecelerin hem sayısında hem de mevsim uzunluğunda önemli artışlar yaşandığını gösteriyor.

Bulgularımıza göre bu 73 yıllık zaman diliminde, Akdeniz’de yaşanan tropikal gecelerin ortalama sayısı %93 oranında arttı. Bu, her yıl ortalama 18 gün daha fazla tropikal gece yaşandığı anlamına geliyor. 

Araştırmada kullanılan tropikal gece indeksleri, tropikal gecelerin sıklığının yanı sıra şiddetinin de arttığını ortaya koyuyor. İndekslere göre, tropikal gecelerde kaydedilen en yüksek sıcaklıklarda ve tropikal gecelerin süresinde de artış yaşanıyor.

 

Artık Akdeniz’in birçok bölgesinde yaz boyunca tropikal geceler yaşanıyor. Bu artış, tüm Akdeniz havzasında gözlense de, kıyı şeritlerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin.
 

Tropik geceler ortalama 4,5 saat daha uzun

Çalışma, tropikal gecelerin ortalama uzunluğunun %45 oranında arttığını, dolayısıyla bir tropikal gecenin ortalama 4,5 saat daha uzun sürdüğünü ortaya koyuyor.

Tropikal gecelerin yaşandığı dönemler de giderek uzuyor; başlangıç tarihleri ortalama 10 gün erkene gelmişken, bitiş tarihleri ise 12 gün daha geçe kaymış durumda. Kısacası, artık Akdeniz’in birçok bölgesinde yaz boyunca tropikal geceler yaşanıyor. Bu artış, tüm Akdeniz havzasında gözlenmekle birlikte, kıyı şeritlerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin.

Özellikle deniz yüzey sıcaklıklarındaki artış ve kentsel ısı adası etkisi, bu bölgeleri tropikal gecelere karşı daha savunmasız hale getiriyor. Deniz yüzeyindeki ısınma, kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara yol açarken, kentsel alanlarda bulunan binalar ve asfalt gibi unsurlar ısıyı hapsederek sıcaklığın artmasına neden oluyor.

 

‘Deniz yüzeyindeki ısınma, kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara yol açarken, kentsel alanlarda bulunan binalar ve asfalt gibi unsurlar, ısıyı hapsederek sıcaklığın artmasına neden oluyor.

 

Yüksek sıcaklıklar, önemli riskler doğurabilir

Küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin somut bir göstergesi olan bu durum, insan sağlığından tarımsal üretime, enerji tüketiminden ekosistemlerin dengesine kadar pek çok alanda ciddi sonuçlar doğuruyor.

Tropikal geceler, özellikle insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Sıcaklık dalgaları ve aşırı sıcaklık olayları, uyku problemlerine, dehidrasyona, kalp-damar hastalıklarına ve solunum problemlerine yol açabiliyor ve ölüm riskini artırabiliyor.

Tropikal gecelerin artması, ayrıca yetersiz gece dinlenmesi anlamına geliyor ve farklı hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olabiliyor.

Aşırı sıcaklıklar, tarımsal üretime de zarar verebiliyor, verimin düşmesine ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine sebep olabiliyor. Bitkilerin gece solunum hızları, minimum hava sıcaklıklarıyla düzenleniyor. Dolayısıyla, gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesi, biyokütle birikimine neden olarak mahsul verimini azaltabiliyor. Örneğin, yüksek gece sıcaklıkları, soya fasulyesinde protein ve yağ birikimini etkileyebilir. Buğday gibi önemli tarımsal ürünlerde ise tane dolum döneminde yaşanan kısa süreli yüksek gece sıcaklıkları, ciddi verim kayıplarına yol açabilir.

Artan sıcaklıklar nedeniyle turistlerin bölgeyi ziyaret etmeyi tercih etmemesi ve turizm sektörünün olumsuz etkilenmesi, olasılıklar arasında. (Fotoğraf: Tore Bustad)
Artan sıcaklıklar nedeniyle turistlerin bölgeyi ziyaret etmeyi tercih etmemesi ve turizm sektörünün olumsuz etkilenmesi, olasılıklar arasında. (Fotoğraf: Tore Bustad)


Akdeniz bölgesindeki tropik gecelerin artışı, ekosistemler üzerinde de önemli etkiler yaratıyor. Gelişmekte olan bu yeni durum, hem bitki ve hayvan türlerinin dağılımının değişmesine hem de üreme ve göç modellerinde kaymalar yaşanmasına neden olabilir. Bunların sonucunda biyoçeşitlilikte azalmalar görülebilir. Doğal dengenin bozulması, besin zincirlerini ve insanların da dahil olduğu ekosistem hizmetlerini olumsuz etkileyerek, ekolojik sağlığın ve istikrarın korunması için kritik öneme sahip olan sistemlerin sürdürülebilirliğini tehdit edebilir.

Artan sıcaklıklar nedeniyle turistlerin bölgeyi ziyaret etmeyi tercih etmemesi ve turizm sektörünü olumsuz etkilemesi; enerji talebinde artışa sebep olarak elektrik kesintilerinin veya enerji fiyatlarının artmasına yol açması da olasılıklar arasında. 

 

‘Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler, küresel ısınmaya yol açıyor ve bu ısınma da, özellikle Akdeniz gibi hassas bölgelerde, sıcaklıkları ciddi şekilde etkiliyor.

 

Sıcaklık artışının sorumlusu iklim değişikliği

Akdeniz’deki tropikal gece artışının arkasında yatan temel neden ise iklim değişikliği. Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler, küresel ısınmaya yol açıyor ve bu ısınma da, özellikle Akdeniz gibi hassas bölgelerdeki sıcaklıkları ciddi şekilde etkiliyor.

Küresel ısınmanın yanı sıra, deniz yüzey sıcaklığındaki artış ve kentsel ısı adası etkisi de tropikal gecelerin artmasına katkıda bulunuyor. Deniz yüzey sıcaklıklarının artması, özellikle kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara neden olurken, kentsel ısı adası nedeniyle şehirler, kırsal alanlara göre daha fazla ısınıyor.

Tropikal gecelerin artışında iklim değişikliğinin üstlendiği rol nedeniyle bu çalışmada, karşı karşıya olunan sorunun bölgesel olmadığına da dikkat çekiliyor. İklim değişikliği kaynaklı bu sorunlara uyum sağlamak ve olası sonuçlarını hafifletmek, bölge halkı, politika yapıcılar ve uluslararası toplum arasında işbirliğini gerektiriyor.

 

 

Araştırmalara göre Akdeniz'de tropikal geceler, gelecekte daha da artacak. Bu durum, Akdeniz'i yaşanmaz hale getirebilir; önlem alınması şart. (Fotoğraf: Dat Tuanlam)

Araştırmalara göre Akdeniz’de tropikal geceler, gelecekte daha da artacak. Bu durum, Akdeniz’i yaşanmaz hale getirebilir; önlem alınması şart. (Fotoğraf: Dat Tuanlam)



İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum eş zamanlı ilerlemeli

Araştırma bulguları, Akdeniz’de tropikal gecelerin gelecekte daha da artacağına işaret ediyor. Bu durum, Akdeniz’i yaşanmaz hale getirebilir. Bu nedenle, küresel ısınmanın önlenmesi ve tropikal gecelerin olumsuz etkilerinin azaltılması için acil önlemler alınması gerekiyor.

Bu doğrultuda alınabilecek en önemli önlem, iklim değişikliğiyle etkin olarak mücadele etmek. Bu, sera gazı emisyonların azaltılması anlamına geliyor.

Tropikal gecelerin artışındaki bir diğer önemli etmen olan kentsel ısı adası etkisini azaltmak ise sürdürülebilir kentsel planlama gerektiriyor. Bu doğrultuda, yeşil alanların artırılması, binalarda enerji tasarrufu sağlayacak önlemler alınması ve toplu taşımanın teşvik edilmesi gibi adımlar atılabilir.

Mevcut duruma uyum sağlamak ve olumsuz etkilerini hafifletmek için ise erken uyarı sistemleri geliştirilebilir. Böylelikle, sıcaklık dalgaları ve aşırı sıcaklık olayları söz konusu olduğunda halk önceden uyarılabilir. Toplumun tropikal gecelerin riskleri ve bu riskler karşısında alınabilecek önlemler konusunda bilinçlendirilmesi de büyük önem taşıyor. 

 

Kaynak Makale: Tropical nights in the Mediterranean: A spatiotemporal analysis of trends from 1950 to 2022

 

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı | dogukan.yavasli@ahievran.edu.tr

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesidir.

Lisans eğitimini Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini Ege Üniversitesi Coğrafi Bilgi Sistemleri programında ve doktorasını Ege Üniversitesi Fiziki Coğrafya programında tamamlamıştır. Yüksek lisans ve doktora süresince birçok kez NASA Goddard Uzay Uçuş merkezinde davetli araştırmacı olarak bulunmuştur. 2010-2011 yılları arasında Fulbright Bursu kapsamında Maryland Üniversitesi (ABD) Coğrafi Bilimler bölümünde misafir araştırmacı olarak çalışmıştır.

2007-2016 yılları arasında Ege Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde çalışmıştır. 2016’dan itibaren ise çalışmalarını, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde sürdürmektedir. 



Tanınmış uluslararası dergilerde uzaktan algılama, iklim değişikliği gibi konularda yayınları bulunmaktadır.

Uzmanlık Alanları: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Uzaktan Algılama, Veri Analizi, İklim Değişikliği

İlgili Yazılar

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

‘Avrupa’da iklim şüphecilerinin sayısı sınırlı’

Aşırı sağ partiler, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy oranlarını önemli ölçüde artırarak dikkat çektiler. Kampanya sürecinde bu partilerin önemli gündem maddelerinden biri de iklim politikalarıydı; bu nedenle, seçim sonuçlarının Avrupa Birliği iklim politikalarını ne şekilde etkileyeceği merak konusu. Ancak uzmanlara göre aşırı sağ partilerin iklim değişikliği konusundaki görüşleri, çoğunluğun fikirlerini temsil etmiyor. Avrupa’da iklim değişikliğine şüpheyle yaklaşanların sayısı oldukça sınırlı. İklim değişikliği ile mücadelenin hız kaybetmemesi için, iklim şüphecisi pozisyonlara aktif olarak karşı çıkmak önem taşıyor.

Bonn İklim Müzakereleri hayalkırıklığı ile sona erdi

3-13 Haziran tarihleri arasında Bonn’da düzenlenen SB60 müzakereleri, COP28’i takiben iklim eylemlerinin nasıl ilerleyeceğini anlamak ve COP29’a dair öngörülerde bulunabilmek için önem taşıyordu. Ancak toplantılarda ‘klasikleşmiş iklim müzakereleri oyunu’ devam etti, taraflar hemen hemen hiçbir önemli konuda uzlaşamadı. Fosil yakıtlardan çıkış konusu geçiştirildi ve gelişmiş devletler, iklim finansmanı sağlama konusunda sorumluluk almaktan kaçındı. Özetle, finansmana ve eyleme geçmeye dair tüm hususlar tabiri caizse ‘askıya alındı’.

Avrupa kamuoyu ‘iklim yorgunu’ değil

Seçim kampanyası sürecinde iklim değişikliği şüpheciliğini gündemde tutan aşırı sağ partilerin oylarını artırması, Avrupa Birliği iklim politikalarının geleceği konusunda endişe yarattı. Ancak uzmanlar, sağa kaymaya karşın merkezin tutunduğuna dikkat çekiyorlar. Seçim öncesinde Almanya, Fransa ve Polonya’da yapılan bir çalışma ise, Avrupa’da ‘iklim yorgunluğu’ yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret ediyor. Çalışmanın sonuçlarına göre üç ülkede de vatandaşların çoğunluğu, iklim değişikliği konusunda endişeli ve güçlü iklim politikalarını destekliyor. İklim değişikliğine şüpheci yaklaşan azınlık ise aşırı sağ parti destekçileri tarafından domine ediliyor.

‘Avrupa’da iklim şüphecilerinin sayısı sınırlı’

Aşırı sağ partiler, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy oranlarını önemli ölçüde artırarak dikkat çektiler. Kampanya sürecinde bu partilerin önemli gündem maddelerinden biri de iklim politikalarıydı; bu nedenle, seçim sonuçlarının Avrupa Birliği iklim politikalarını ne şekilde etkileyeceği merak konusu. Ancak uzmanlara göre aşırı sağ partilerin iklim değişikliği konusundaki görüşleri, çoğunluğun fikirlerini temsil etmiyor. Avrupa’da iklim değişikliğine şüpheyle yaklaşanların sayısı oldukça sınırlı. İklim değişikliği ile mücadelenin hız kaybetmemesi için, iklim şüphecisi pozisyonlara aktif olarak karşı çıkmak önem taşıyor.

Marmara Denizi ‘hasta’ ve iklim değişikliği, krizi derinleştiriyor

Kentsel ve endüstriyel kirliliğin yanı sıra aşırı avcılık ve iklim değişikliği baskısı altında olan Marmara Denizi’nin ekosistemi, son 50 yılda oldukça ağır dönüşümler geçirdi ve telafisi mümkün olmayacak şekilde bozulmaya doğru gidiyor. Büyük avcı balıkların denizden kaybolması, sistemin bu türleri barındıramayacak hale geldiğine işaret ediyor. Bugün Marmara’daki balıkçılığın yüzde 90’ını yalnızca 11 tür oluşturuyor. Bu türlerin başında, av verimi her geçen yıl azalan hamsi geliyor. Uzmanlar, giderek kaybolan türlerin, insan müdahalesi ve etkisi ciddi oranda azaltılmadan geri gelmelerinin mümkün olmadığına dikkat çekiyor. Marmara Denizi için mevcut durum sürdürülebilir değil ve tüm paydaşların tam bir uzlaşı ile mevcut baskıların azaltılmasını sağlaması gerekiyor.

Öne Çıkanlar

EN ÇOK OKUNANLAR

SUBCRIBE

Lorem ipsum dolor sit amet con sectetur adipiscing

follow us

Photo